Ana Sayfa 12 İmam, Genel, İmam Ali Rıza (as) 21 Aralık 2018 157 Görüntüleme

İmam Ali Rıza aleyhisselam

Adı: Ali (Aleyhisselam)

Künyesi: Ebul Hasan

Doğum Yeri: Medine

Doğum Tarihi: Hicretin 148. yılında Zilkade ayının 11 de Milada: 29 Aralık 765

Baba Adı: İmam Musa aleyhisselam

Anne Adı: Necme

Görev Yaşı: 35 yaşında imam oldu

Görev süresi: 20 yıl imamet görevini üslendi.

Çocuk Sayısı: İmam Rıza’ nın sadece 1 çocuğu var oda 9. imam Muhammed Taki’(Aleyhisselam)dir

Şehadet Yılı: Hicretin 203 yılında sefer ayının 29 da Miladi: 5 Eylül 818

Şehadet Sebebi: Abdullah Memum tarafından zehirlenerek şehit edildi.

Şehadet Yaşı:55

Katılı:Abdullah Memum

Mübarek Ziyaretleri: İran, Meşhed.

Kısaca Hayatı

Rıza lakabıyla tanınan Hz. İmam Ali b. Musa (aleyhisselam), yedinci İmam (aleyhisselam)’ın oğludur. (En meşhur rivayete göre) hicretin 148. yılında dünyaya geldi ve 203. yılında da şehadeti şereflendirdi.(1)

İmam Musa-i Kazım (aleyhisselam)’ıntanıtmasıyla şiiler Sekizinci İmam (aleyhisselam)’ı tanıyordu. İmamet süresinin bir kısmını Harun’un zamanında yaşadı. Daha sonra bir müddet, onun oğlu Emin ve bir başka bölümünü oğlu Me’mun’un zamanında geçirdi.

Me’mun babasından sonra kardeşi Emin’le anlaşamadı ve bu, bir çok kanlı savaşlara yol açtı. Sonunda Emin öldürülerek Me’mun hilafet kürsüsüne oturdu.(2)

Bu zamana kadar Abbas oğullarının siyaseti, Şii seyyidlere karşı baskı ve kanlı bir siyaset izlemekti. Gittikçe de bu baskı fazlalaşıyordu. Bazen Şiiler kıyam edip kanlı savaşlar meydana getiriyorlardı ve bunlar hilafet kuruluşunu zor duruma düşürüyordu.

İmam (aleyhisselam)’ları ve rehberleri kıyam edenlerle işbirliği kurup onlara katılmadılarsa da toplumun çoğunluğunu oluşturan Şii halk, İmam (aleyhisselam)’lara, itaati farz bilip, onları Peygamber (sallalahu aleyhi ve alih)’in vasileri olarak tanıyorlardı. Kisra ve Kayser saraylarını andıran ve bir takım fasit kişiler tarafından yönetilen hilafet idaresini de İslami ve kendi imamlarına yakışır bilmiyorlardı. Bu ortamın devam etmesi hilafet için büyük tehlike sayılıyor ve onu şiddetle tehdit ediyordu.

Me’mun, önceki halifelerin yetmiş yıllık sorunları çözemediği eski siyasetlerini bırakıp yeni bir siyasetle bu kıyamları yatıştırmayı düşündü. Yeni siyaset, sekizinci İmam (aleyhisselam)’a veliahtlığı vererek tüm zorluklarını halletmeye çalışmasıydı. Çünkü Şii seyitler de hilafette yer alınca artık kıyam etmezlerdi. Diğer taraftan Şia kendi imamını da, kirli ve pis bildikleri kişiler tarafından yönetilen hilafet idaresine bulaşmış görseler, onlar hakkında sahip oldukları manevi inançlarını yitirir ve mezhebi kuruluşları parçalanır ve böylelikle hilafet tehlikeden kurtulmuş olurdu.(3)

Bu maksatlara ulaşıldıktan sonra da, İmam (aleyhisselam)’ı şehit etmektehiçbir sakınca olmazdı. Me’mun bu maksatlarını gerçekleştirebilmek için İmam (aleyhisselam)’ın Medine’den Merv’e gelmesini istedi. İmam (aleyhisselam)’a ilk olarak hilafeti, daha sonra veliahtlığını İmam (aleyhisselam)’a önerdi. İmam (aleyhisselam) kabul etmedi.Me’munun sinsi planını bilen İmam (aleyhisselam) memleket işlerine, atama ve azletme olaylarına karışmamak şartıyla veliahtlığı kabul zahiri olarak etti*.(4)

*(Veliahlık;Hilafet olayında kendisinden sonra gelen halifenin belli olması fetva verme ve diğer konularda halifenin veliaht’tan fikir alarak ortaklaşa karar vermesini gerektirir.İmam (aleyhisselam)’daveliahtlığı gerektiren hiçbir olaya karışmayacağını belirtmesi ile veliahdlığı kabul etmediğini ima etmiştir)

Bu vakıa Hicretin 200. yılında meydana geldi. Fakat çok geçmeden Memun, Şia’nın hızla ilerlemesinden, İmam (aleyhisselam) ‘a karşı sevgilerin çoğalmasından, milletin hatta kendi ordusundan ve devlet adamlarından bile İmam (aleyhisselam) ‘a yönelmelerinden bu siyasetin de yanlış olduğunu anladı ve çare aramaya koyuldu. Çareyi İmam (aleyhisselam) ‘ı zehirleyerek şehit etmekte buldu.

İmam (aleyhisselam) ,şehadeti şereflendirdikten sonra İran’ın şimdi Meşhed denilen Tus şehrinde defnedildi.

Memun, akli ilimlerin Arapça’ya tercüme olmasına çok özen gösteriyordu. İlmi meclisler düzenleyerek çeşitli din ve mezheplere mensup alimlerin tartışmalarını sağlıyordu. Sekizinci İmam (aleyhisselam)da bu toplantılara katılarak çeşitli din ve mezhep alimleriyle tartışıyor ve mübahasa ediyordu. Bu tartışmalar, Şia’nın hadis kitaplarında kayıtlıdır. (5)

_________________

1- Usul-u Kafi, c.1, s.486. İrşad-ı Müfid, s.284-296. Delail-ul İmame, s.175-177. Fusul-ul Mühimme, s.225-246. Yakubi Tarihi, c.3, s.188.

2- Usul-u Kafi, c.1, s.488. Fusul-ul Mühimme, s.237.

3- Delail-ül İmame, s.197. Menakıb-ı İbn-i Şehraşub, c.4, s.363.

4- Delail-ül İmame, s.197. Menakıb-ı İbn-i Şehraşub, c.4, s.363

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

İmam Hüseyin aleyhisselam

İmam Hüseyin aleyhisselam

Yazılım & Tasarım | Özak Ajans