Şuan SiaMektebi da 0/7 Kişi Online
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
SiaMektebi Google   
Bugün 20.05.2012 
Son Konular           • 122550100 Son Yazan Cvp Hit
İmam rıza (as)’ın güzel ahlakı SiaMektebi 0 34
Allahu ekber Cemkeran 0 34
Https:www.facebook.com/pages/c Cemkeran 0 32
Vah sakife alidevrim 0 140
Aşura günü -3- SiaMektebi 0 81
Aşura günü -2- SiaMektebi 0 70
İmam mehdi (a.s)-in yaşantisiy SiaMektebi 0 91
Hz. mehdi’ye inanmak 3 SiaMektebi 0 106
Kalbimizin duası... SiaMektebi 0 154
Güzel hasletler SiaMektebi 0 91
Cuma gecesi ve dua SiaMektebi 0 89
Allah’a yolculuk… SiaMektebi 0 100

» Konu Açan admin   
 Forum
 AŞURA DESTANI
       Aşura Günü mü?, Aşure Çorbası mı?


Konu

Aşura Günü mü?, Aşure Çorbası mı?

Doğruları halka açık ve net olarak söylemeyi temel hedef yapmış olan sitemiz her yıl Muharrem ayında yapılan bir yanlışlığı da düzeltmek amacıyla bu yazıyı kaleme almıştır.

Dikkat edilirse her yıl Muharrem ayında ve özellikle de Muharrem ayının 10. Gününde halkın birbirlerine adına Aşure çorbası yada tatlısı denilen bir yiyeceği ikram ettiği hatta bazen birbirlerini kutladıkları görülür.

Sebebi sorulduğunda da çoğunlukla “Bugün öyle mübarek bir gündür ki! Adem bu gün yaratılmış,yerl er,gökler,melek ler bu gün yaratılmış,Hz.N uh gemiden tufandan bugün kurtulmuş,Hz.Yu suf zindandan bu gün çıkmış,Hz.Yakup ’un gözleri bugün açılmış,Hz.Yunu s bugün balık karnından kurtulmuş,Hz.Mu sa bugün firavundan kurtulmuş vs vs vs “cevabını alıp;temelsiz,u ydurma yada saçmalıkları sürekli olarak duyar yada dinlersiniz.Yin e ‘Güya Hz.Nuh’un kurtulunca gemideki hububatı karıştırıp dağıtmış ve insanları kutlamış!’olduğ u anlatılır durur.Ve yine dikkat edilirse kendisini alevi yada sünni kabul eden herkesin olayı bu şekilde izah edip sanki güzel bir iş yapıyorlarmış gibi birbirlerine aşure tatlısı dağıttıklarını da gözlemleriz.

Ne yazıkki sadece anadoluda değil anadolu dışında da bu sözlere inananlar bulunmaktadır.N itekim konuyu araştıran Aliyy’ul Kaarı bu uydurmaların bir kısmını ‘Mevzuatu Kebir’isimli kitabında toplamıştır.

Muharrem ayı hicri yılın ilk ayının adıdır.

Bilindiği gibi Aşura kelimesi arapça 10.gün anlamına gelmektedir.Ve yine bilindiği gibi Hz.Hüseyin hicri 61.yılda Muharrem ayında Kerbela çölüne ulaşmış ve 10. günde de şehit olmuştur.Peki nasıl oluyor da İmam Hüseyin gibi Allah ve Resulü katında övülmüş mübarek ,masum bir kişi katlediliyor da insanlar hele de müslümanlar! O günü bayram ilan ediyor ve kutluyorlar ?

Ve dahası o gün insanlık tarihinin en vahşet görüntüleri sergilenmişken ,tüm güzel şeylerin o güne denk geldiği !söylenebiliyor ?Burada bir tuhaflık yok mu?

Hayır çünkü Aşura günü yezidin başını çektiği küfür ve münafık grubu birçok sahte hadis! Uydurarak kendi yaptıkları musibeti bayrama ,kutlamaya çevirmek istediler ve tüm insanlara bu sahte kurtuluş masallarını anlatarak musibetlerini örtmek,kafa karıştırmak istediler.Ve ne acıdır ki kısmen de olsa başarılı oldular.

Hatta Ehli Beyt dostlarından bir kısmını dahi bu oyuna alet ettiler.Dikkat ettiniz mi Muharrem ayının 10.günü geldiğinde artık sadece tatlı dağıtılmıyor ve sözüm ona bazı dernekler yada kuruluşlarca özel törenler yapılıyor sazlar çalınıp,semahla r dönülüyor .Ve yine dikkat edilirse bu törenlere üst yetkililer,ilah iyatçılarda memnuniyetle !katılıyorlar.N e acıdır ki İmam Hüseynin şehit edildiği gün kutlamalarla!,y eme içme ve halaylarla anılıyor.

Oysa Bir Ehli Beyt dostu yada Alevi o gün ne yapmalıdır ? sorusunun cevabı birçok tarihi nakilde açık açık veriliyor.Ama cahil bırakılmış halk’ın ve duyarsızlaştırı lmış Alevi aydınının bunlardan haberi olmuyor.

Ehlibeyt Mektebinin büyük alimlerinden olan Merhum Şeyh Mufid şöyle diyor: “Muharrem ayının onuncu gününde Hz. Hüseyin (a.s) şehit edilmiştir. İmam Cafer-i Sadık’tan gelen rivayetler gereğince bu günde neşeden uzak durmak, yas merasimleri düzenlemek ve öğle oluncaya kadar bir şey yiyip içmemek ve öğleden sonra, sadece yaslı insanların yediği içtiği miktarda bir şeyler yemek gerekir.”(1)

Ehlibeyt Mektebinin en büyük hadisçilerinden olan Şeyh Saduk İmam Rıza (a.s)'ın şöyle buyurduğunu nakleder:

“Aşura gününü kendisine hüzün ve musibet ve ağlama günü yapan kimseye, Allah kıyamet gününü sevinç ve neşe günü kılar.”(2)

Şeyh Saduk kendi senediyle İlelu’ş-Şerayi ve Emali kitaplarında Cibille-i Mekkiye’den şöyle nakleder:

“Hz. Ali (a.s)’ın sır dostlarından olan Meysem Temmar’dan şöyle nakleder: Allah’a yemin olsun ki bu ümmet kendi peygamberlerini n torununu Muharrem ayının onuncu günü öldürecekler ve Allah’ın düşmanları o günü bereket günü yapacaklar. Bu iş Allah’ın ilminde geçmiş kesin kazalardandır. Hz. Ali’nin bana öğrettiği ilim üzere ben bundan haberdar oldum.

Hz. Ali bana bildirdi ki tüm yaratıklar hatta çölün yırtıcı hayvanları, denizdeki balıklar ve gökte uçan kuşlar bile Peygamber’in torununa ağlayacaktır.

Güneş, ay, yıldızlar, gök, yer, insan ve cinlerin mü’min olanları göklerdeki tüm melekler Rıdvan meleği (cennetin koruyucusu melek) ve cehennemle görevli olan Malik, tüm koruyucu melekler, gök ve arşı koruyan meleklerin hepsi Hüseyin'e ağlayacaklar.

Sonra Meysem şöyle dedi: Allah’a ortak koşanlara, Yahudi, Hıristiyan ve Mecusilere Allah’ın laneti gerekli olduğu gibi Hz. Hüseyin’i öldürenlere de bu lanet gerekli olmuştur.

Cibille diyor ki Meysem’e “Nasıl halk Hz. Hüseyin’in şahadet gününü bereket günü bileceklerdir?” diye sordum.

Meysem bu soruya karşılık ağlayarak şöyle dedi:

Kendileri uydurdukları bir hadis gereğince Aşura gününün Hz. Adem’in tövbesinin kabul olduğu gün olduğunu söyleyecekler; oysa Hz. Adem’in tövbesi Zilhicce ayında kabul olunmuştur. Yine onlar Aşura gününde Yüce Allah’ın Hz. Davud’un tövbesini kabul ettiğini söyleyecekler; oysa Davud’un tövbesi de Zilhicce ayında kabul olmuştur. Onlar bu günde Allah’ın Hz. Yunus’u balığın karnından kurtardığını söyleyecekler; oysa Allah-u Teala Hz. Yunus’u Zilkaade ayında balığın karnından çıkarmıştır. Onlar Aşura gününde Hz. Nuh’un gemisinin sahile yanaştığını söyleyecekler; oysa bu Zilhicce ayının 18. günü vuku bulmuştur. Onlar bu günde Beni İsrail’in kurtulması için denizin Allah tarafından Hz. Musa (a.s) için yarıldığını söyleyecekler; oysa bu Rebiulevvel ayında gerçekleşmiştir ....”

Ehlibeyt mektebinin kaynaklarında çeşitli senetlerle İmam Muhammed Bakır (a.s)'dan nakledilen ve Ehlibeyt dostlarınca sürekli okunan Aşura Ziyareti duasında şu cümleler yer almaktadır:

“Allah’ım bu Aşura günü Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen kadının oğlu tarafından kutlu ve mübarek bir gün olarak bilinir.... Bugün Ziyad oğullarının ve Mervan oğullarının Hz. Hüseyin’i (Allah’ın selamı ona olsun) öldürdükleri için sevindiği bir gündür. Allah’ım onlara olan lanet ve azabını iki kat eyle....”
OLAYIN SÜNNİ KAYNAKLAR AÇISINDAN İNCELENİŞİ:

Ehl-i Sünnet kaynaklarında bu konuda değişik nakiller ve rivayetler nakledilmiştir. Mesela bazısında diyor ki: “Allah Resulü (s.a.a) Medine’ye geldiğinde ve henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı bir sırada, Yahudilerin Muharrem’in onu olan Aşura gününü oruç tuttuklarını gördü. Bunun sebebini sorunca, şöyle dediler: “Bu yüce bir gündür; bu günde Allah Musa ve kavmini kurtarmış ve Fıravun ve kavmini suda boğarak (helak etmiştir).” Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) “Ben Musa’ya siz (Yahudilerden) daha evla ve onun orucunu tutmaya sizden daha layığım.” diyerek hem kendisi o günün orucunu tutmaya başladı, hem de (Müslümanlara) o günü oruç tutmalarını emretti.”(3)

Yine Aişe’ye dayandırılarak şöyle nakledilmiştir: “Cahiliyet zamanında Kureyşliler Aşura gününü oruç tutuyorlardı. Resulullah da onlar gibi o günü oruç tutuyordu. Medine’ye hicret ettikten sonra da hem kendisi tutmaya devam etti hem de başkalarına bunu emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılındığında buyurdu ki “Artık isteyen bu günün orucunu tutar, istemeyen terk eder.”(4)

Sahih-i Müslim ve diğer bazı kaynaklarda Resulullah’ın Aşura gününü vefatından bir sene önce oruç tuttuğu da nakledilmiştir. (5)

Bize göre bu rivayetler muteber ve güvenilir rivayetler değildir. Buna bir çok delil zikredebiliriz. Ancak söz uzamasın diye bazılarına, hem de kısaca değinmekle yetiniyoruz (Akıllıya işaret yeterlidir):

1- Her şeyden önce bu rivayetlerin senetlerinde problem var; çünkü rical kitaplarına müracaat edip bu senetlerdeki ravileri araştıran herkes onların çoğunun şaibeli ve türlü türlü ithamlara maruz kalan kimseler olduklarını açıkça görür. Kaldı ki ravilerden bazısı hicretten yıllar sonra Medine’ye gelmiştir. Ebu Musa Eş’ari gibi, bazısı hicret zamanında daha küçücük bir tıfıldı, İbn-i Zübeyr gibi; bazısı da hicretten yıllar sonra Müslüman olmuştur, Muaviye gibi. Böyle ki bir durumda bu ravilerin Resulullah’la ilgili hicret öncesi, hatta İslam öncesi olayları bizzat görüp nakletmeleri nasıl düşünülebilir?!

2- Bu rivayetler arasında bir sürü çelişki söz konusudur. Örneğin birisinde Allah Resulü’nün Medine’de Yahudilere uyarak Aşura gününü oruç tutmaya başladığı söyleniyor; bir diğerinde, Resulullah’ın da müşrikler gibi ta cahiliyet zamanından beri Aşura gününü oruç tuttuğunu iddia ediyor. Yine birisinde Aşura orucunu Ramazan orucu farz kılındıktan sonra terk ettiğini söylüyor; diğer birisinde ise şöyle deniyor: “Resululla h (s.a.a) Aşura gününü oruç tuttuğunda, O’na dendi ki “Bu Yahudilerin değer verdiği bir gündür.” Bunu duyan Allah Resulü de artık gelecek yıldan itibaren (Muharrem’in) dokuzuncu gününü oruç tutma sözü verdi; ama gelecek yıl gelip çatmadan Resulullah vefat etti.”(6) Görüldüğü gibi bir rivayete göre Yahudilere uyarak oruç tutmaya başlıyor; diğerine göre ise tam tersine onlara muhalefet olsun diye, artık onuncu günü değil dokuzuncu günü oruç tutmaya karar veriyor, ama ecel mühlet vermiyor!

Bu rivayetleri araştırıp karşılaştıran her kes, bunlar gibi daha nice tenakuz ve çelişkileri tespit edebilir ki biz bu kadarıyla yetiniyoruz.

3- Yukarıda naklettiğimiz birinci rivayete bakarsak, bu rivayete göre Resulullah kardeşi Hz. Musa’nın sünnetini bilmiyordu ve bunu Yahudilerden öğrenmiş ve onlara taklit etmişti!! Oysa Allah Resulü Geçmiş peygamberlerin öğreti ve Sünnetlerini herkesten daha iyi biliyordu. Öyle olmasaydı son Peygamber olmasının, en üstün peygamber olmasının ne anlamı olurdu?! Bunu maalesef sadece burada söylemiyor ve “Resululla h kendisine emredilmeyen konularda Kitap Ehli’ne uymayı seviyordu.” diyerek işi daha ileri boyutlara taşıyorlar. Halbuki aynı kaynaklar, Allah Resulü’nün özellikle Yahudiler ve onlara taklit etme hususunda son derece hassas olduğunu da nakletmektedirl er. Örneğin ezandan önce (güya) Yahudilerin borusu gibi boru çalınmasını veya Hıristiyanların çanından çalınmasını önerenlere muhalefet ederek kabul etmediğini, Yahudi ve Hıristiyanlara muhalefet etmek için Müslümanlara saç sakallarını boyamalarını emrettiğini, haiz kadınla muamele konusunda Yahudilerin tam tersini uyguladığını ve Kısacası İslam’da onlara taklit etmekten Müslümanları sakındırdığını nakleden yine onlardır(7)

Doğru olan da zaten budur. Zira kaynakların nakline göre Allah Resulü Yahudilere karşı bu sert tavrını öyle bir boyuta vardırmıştı ki Onlar “Bu adam bize ait muhalefet etmediği hiçbir şey bırakmadı kalsın!”(8)

İbn-ül Hac da kitabında şöyle yazıyor: “Allah Resulü (s.a.a) hiçbir konuda Kitap Ehli’yle mutabık kalmayı sevmezdi; öyle ki Yahudiler dediler ki “Muhammed bizim muhalefet etmediği hiçbir şeyimizi bırakmadı.”(9)

Ehl sünnet kaynaklarında şu hadis de nakledilmiştir: “Kim bir kavime kendini benzetirse, onlardan sayılır.”(10)

4- Aşura kelimesinin Muharrem’in onuncu gününe denilmesi, Hz. Hüseyin, Ehlibeyt’i ve ashabı Kerbela’da şehit düşüp, Ehlibeyt İmamları ve taraftarları tarafından yas ve anma merasimleri düzenlenmeğe başlandıktan sonra meşhur olmuş ve ondan önce tanınan ve yaygın olan bir isim değildi. Lügat alimleri de bunu açıkça zikretmişlerdir . Örneğin meşhur lügatçi İbn-i Esir şöyle yazıyor: “Aşura İslami bir isimdir.”(Yani İslam’dan sonra kullanılmıştır. )(11)

Bir başka lügatçi olan İbn-i Düreyd ise şöyle kaydetmektedir: “Aşura İslami bir isimdir ve cahiliyet zamanında tanınmıyordu.”( 12)

5- Aslında Yahudi kaynaklardan haberdar olan her münsif insan Yahudi şeraitinde Aşura orucu diye bir şeyin esastan olmadığını ve Yahudilerin ne eskiden ve ne de şimdi bu günü oruç tutmadığını görür. Yani bu konuda hiçbir belge elde bulunmamaktadır .

Bu konuda üzerinde durulması gereken bir diğer husus, Aşura gününde vuku bulduğu söylenen önemli tarihi olaylardır. Bazı Sünni kaynaklar bu konuda o kadar ileri gitmişlerdir ki tarihte vuku bulan en önemli ve meşhur olayların hemen hepsinin Aşura gününde vuku bulduğunu söylemektedirle r. Hatta Resulullah’ın hicret ve doğum günlerinin dahi bu günde vuku bulduğunu kaydeden kaynaklar var!!(13) Oysa bunların Rebiülevvel ayında vuku bulduğunu, tarihten az buçuk haberi olan her münsif insan teslim etmektedir.

Halbu ki bu olayda da yine Aşura cinayetini ört bas etmek isteyen Emevilerin parmağı vardır. Bunu, yukarıda Meysem-i Tammar’dan naklettiğimiz hadis açıkça teyid etmektedir. Yine Aşura kavramının İslami bir terim olduğunu ve İslam öncesi bu kelimenin tanınmadığını meşhur lügat alimlerinden size nakletmiştik. Ayrıca bu rivayetlerin çoğunun uydurma olduğunu bizzat Ehl-i Sünnet’in bir kısım rical alimleri de kabul etmektedir. Bu konuda örneğin şu kaynaklara müracaat edebilirsiniz: El-Lial-il Masnua Fil-Ehadis-il Mevdua, C.1, S.108 ila 116, Tezkiret-ül Mevduat, S.118, Es-Siret-ül Halebiyye, C.2, S.134.

Son olarak Ümeyyeoğulları’ nın Aşura günüyle ilgili tutumları ve uygulamalarıyla ilgili iki tarihi belgeyi de aktararak noktalamak istiyoruz.

Meşhur filozof ve tarihçi Ebu Reyhan Beyruni “El-Asar-ül Bakiye” isimli kitabında şöyle yazıyor: “Ümeyyeoğu lları (Hz. Hüseyn’i öldürdükten sonra) Aşura günlerinde yeni elbiseler giyiyor, süsleniyor, sürmeleniyor ve bayram yapıyorlardı. Bu günde ziyafetler verip güzel yemekler ve tatlılar yapıp dağıtıyorlardı. Bu onların saltanatları boyunca devam edip bir gelenek haline dönüştü ve böylece onlardan sonra da Ehl-i Sünnet içerisinde devam etti… Ama Şiiler bu günde Hz. Hüseyn’in şehadeti münasebetiyle ağıtlar yakıp ağlıyorlar…”(14 )

Meşhur Sünni tarihçi Makrizi “El-Hutat” isimli eserinde şöyle yazıyor: “Mısırdaki Ali taraftarları (Fatımiler), Aşura günlerini yas ve hüzün günü olarak bilip o günde pazarları tatil ediyorlardı. Onların devleti yıkılıp yerine Eyyübi sultanları iş başına geldiklerinde, onların tam aksine Aşura günlerini sevinç ve neşe gününe dönüştürerek, bu günde aile ve dostlarına ziyafetler vermeğe, hamama gitmeğe ve süslenmeğe başladılar. Bu vesileyle esasında Şamlıların Haccac-ı Zalim zamanından itibaren başlayan adetlerini, Şia’ya inat devam ettirmeği amaçladılar…

Sonra şöyle devam ediyor Makrizi: “Biz kendimiz bizzat Eyyubilerin, Aşura günlerinde yaptıkları sevinç gösterilerinin kalıntılarını gözlerimizle gördük.”(15)

Yani hem akıl ve hem de tarihi rivayetler şunu kanıtlıyor ki:Aşure çorbası yada tatlısı denilen olay cinayetlerini örtbas etmek isteyen ve de o günü kurtuluş günü ! ilan etmek isteyen ümeyye oğullarının uydurmasıdır.

Şimdi biz Alevilere ve özelliklede Alevi aydınlarına düşen görevde halkımıza hatta sadece Alevilere değil tüm müslümanlara bu gerçeği aktarmak ve hakkın açıkça ortaya çıkmasını sağlamak olmalıdır.

Unutmayalım ki hakkın açığa çıkması konusunda sessiz kalırsak bu masallar kuşaktan kuşağa geçecek ve Allah korusun mahşerde bizde bu yalanın sorumlularından birisi olarak hesap vereceğiz.

Bundan sonraki ilk muharrem ayında ve özelliklede 10.günde yani Aşura gününde halkımızı her türlü yolla bu konuda uyarmak ve Aşura gününde o musibet gününü matem yapılan yerlerde anmak bizim öncelikli görevimiz olmalıdır.




[1]-Vesail-üş Şia c.10, s. 394.

[2]-İlelu’ş-Şerayi, S.227.

[3]- Sahih-i Buhari, C.1, S.244, Sahih-i Müslim, C.3, S.150, Es-Siret-ül Halebiyye, C2, S.132-133, Tarih-ül Hamis, C.1, S.360…

[4]- Aynı kaynaklar…

[5]- Sahih-i Müslim, C.3, S.151

[6]- Sahih-i Müslim, C.3, S.151

[7]- Buhari, 60. kitap, 50.bab, 77. kitap, 67. bab, Sahih-i Müslim, 3. kitap, 16. hadis, Tirmizi, 44. kitap, 24. hadis, Nesai, 3. kitap, 48.bab, 83. hadis.

[8]- Es-Siret-ül Halebiyye, C.2, S.115.

[9]- El-Medhal (İbn-ül Hac), C.2, S.48.

[10]- Nihayet-u İbn-il Esir, C.3, S.240.

[11]- Nihayet-u İbn-il Esir, C.3, S.240.

[12]- El-Cemheret-u Fi Lugat-il Arap, C.4, S.212.

[13]- Tarih-ül Hamis, C.1, S.360-361, Es-Siret-ül Halebiyye, C.2, S.133-134

[14] El-Kuna Vel-Elkab, C.1, S.431 (Asar-ül Bakiye’den naklen).

[15]- El-Hutat (Makrizi), C.1, S.490.

__________________



YA ALLAH BENİ VERDİĞİN GÜZEL NİMETLERİNLE ŞEREFLENDİR. NEFSİMLE MUCADELEMDE BAŞARISIZLIĞI MEN ET BENDEN EY YÜCELER YÜCESİ RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIM.!

VERDİĞİN ACIYA, KEDERE,  GAM VE MUTSUZLUĞA ŞÜKÜRLER OLSUN.!

Resimler Sadece üyeler içindir!

Resimler Sadece üyeler içindir!

admin
Webmaster


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren SiaMektebi   

Cevap

gerçekdende muhteşem bir yazı herkesin okuması lazım özellikle bu aşura'ya aşure günü söylenmesine kıcık oluyorum yemekle günü nasıl karıştırıyorlar aklım almıyor ve gerçekdende büyük günahlarını iki kaşık tatlı veya yemekle kapatmaya çalışıyorlar allah ve resulümüz ve onun evlatlarının karşısında nasıl saklanıcaklar ve neler uydurucaklar acep? emeğine sağlık abi gerçekden çok değerli ve güzel bilgiler böyle paylaşımlarını her zaman bekleriz ve büyük bir zevkle okuruz değerli bilgiler hepsi SELAM VE DUA ile




Resimler Sadece üyeler içindir!EHLİ BEYT SEVDALILARI...Resimler Sadece üyeler içindir!

  Resimler Sadece üyeler içindir! İMAM HUSEYN RUH, YEZİD NEFSTİR Resimler Sadece üyeler içindir!

Resimler Sadece üyeler içindir!

SiaMektebi
Yönetici


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren bir_gul   

Cevap

Unutmayalım ki hakkın açığa çıkması konusunda sessiz kalırsak bu masallar kuşaktan kuşağa geçecek ve Allah korusun mahşerde bizde bu yalanın sorumlularından birisi olarak hesap vereceğiz.

ALLAH RAZI OLSUN..

admin emeğine sağlık...çok açıklayıcı ve ihtiyaç olan bilgiler bunlar..

söylenecek fazla bişeyde yok...doğru söze ne denir diyebiliyorum sadece..

herkes okumalı bencede yafatımaya katılyorum...




HER ŞEYİ BİLMEYE GEREK YOK,,HADDİNİ BİL YETER!!!

DAYANAMAYACAKSAN GÜLÜN DİKENİNE,,BIRAK DALINDA KALSIN...BARİ GÜLÜ İNCİTME...!!!

 

 

bir_gul
Üstad Üye


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren YasGuLu   

Cevap

s.a

Bende sünnü komşualrla aşura hakkında sohbet edince hep üstte sayılan sebebpler deniliyor. Peki kanıtınız varmı delil getirn  dediklerinizle ilgili diyom susyolar   ben size deliler getireyim diyom ve aşurayı anlatıyom gene sus puslar konu deişiyolar

Bayram havasında aşurayı yaşıyolar ne yazıkki:(

Yüce RABBim bizleri bilnçli kullarından  olamyı nasip etsin inş

Admin kardeşim emegine yüregine saglık. ALLAH razı olsun  çok önemli bir konuya deyinmşsin.

Selam ve dua ile....




 

                         YAS GÜLÜ          
Bir gün bir bahçıvan ilahi bir insan şefkat bahçesine bir fidan dikti dediki;bir gün yolculuğa çıkarsam bu yas gülüm,benden size hatıra kalsın her gün gurup vaktinde,yas gülünün kokusu sokakları sarardı,sokaklar ve bahçeler allahın kokusunu alırdı.İyilikten nasip alamayanlar………..yas gülünün iyiliğini hazmedemediler oraya üşüşen duygusuz kişiler yas gülünü çiğnediler,dallarını kırdılar,nankör insanlardı onlar.Genç yas gülü duvara yaslanmıştı,filizlenmek istiyordu ama bahar sona ermişti.Bir başka bahçıvan,yas gülünü gece vakti kaldırdı kimseden habersiz bir başka bahçeye dikti.Bin yıldır sokaklara yas gülünün kokusu yayılıyor ama bu gülün yeri henüz dahi bilinmiyor…Resimler Sadece üyeler içindir!Resimler Sadece üyeler içindir!

 

YasGuLu
Üstad Üye


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren meshedi313   

Cevap

Bu yazının herkese ulaşması lazım. O yüzden çokça kişiye bu sayfayı tavsiye etmek gerekir.


meshedi313
Gezici Üye


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren SiaMektebi   

Cevap

o zaman değerli arkadaşlarınıza tavsiye etmenizi bekleriz istiyenler arkadaşlarınıda sitemize önererek böylece herkesle güzel bilgi paylaşımı olur ve herkesin mutlaka paylaşıcağı güzel bilgileri vardır sizinde paylaşımlarınızı bekliyoruz selam ve dua ile kalın




Resimler Sadece üyeler içindir!EHLİ BEYT SEVDALILARI...Resimler Sadece üyeler içindir!

  Resimler Sadece üyeler içindir! İMAM HUSEYN RUH, YEZİD NEFSTİR Resimler Sadece üyeler içindir!

Resimler Sadece üyeler içindir!

SiaMektebi
Yönetici


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren Nisa   

Cevap

Paylasim icin Allah razi olsun.




 

Allahumme Salli Ala Muhammed (S.a.v.) ve Al-i Muhammed Ve Accil Ferecehum

 

 

 

Nisa
Ulu Üye


Durumu Dışarıda
Bu konuda 1 Sayfa 6 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
es selamun aleyküm muhammedali aşkına okuyunuz ve ...
EY HASRET GÖNÜLLERİN ÖZLEMİ GEL...
Es-Selam Aleykum...
gadr-i hun...
İmam Rıza (as)’ın Güzel Ahlakı-2...
Üst Kategori (18)
Alt Kategori (77)
Konular (2007)
Cevaplar (7772)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 1 » siican
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2oo9 © Copyright Şia Mektebi - Ferec Bilisim
Site Design Coding © C.C.P. Ferec Bilişim
 Ana Sayfa 
 Forum
 Haberler
 Dosyalar
 Makaleler
 Resimler
 Videolar
 Bağlantılar
 İlanlar
 Firmalar
 Köşe Yazıları
 Marketim
 Forumlar
 Turizm  
 Makaleler
 İlginç Bilgiler  
 Şiirler  
 Fıkralar  
 Hikayeler  
 Edebi Yazılar  
 Kitap Özetleri  
 Efsaneler  
 Güzel Yazılar  
 Videolar 
 Politika  
 Tarih  
 İnanç  
 Eğitim  
 Medya  
  Resimler
 Akademisyen  
 Yazar  
 Gazeteci  
 İşadamı  
 Bilim Adamları  
 Sanatçı  
 Eğitimci  
 Şair  
 Sporcu  
 Mp3ler
 Haberler  
 Hastalıklar  
 Terimler  
 Aile Planlaması  
 Kadın Hastalıkları  
 Estetik  
 Şifalı Bitkiler  
 Beslenme  
 Özel Bölümler  
 Yemek Tarifleri
 Sağlık Bilgileri  
 Radyolar
 Namazlar 
 Şiirler
 Dualar
 Hacc
 Aşura
 Gadir-i Hum
 Soru ve Cevap
 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu site içerisinde yer alan tüm bilgiler ve medya içerikleri tamamen bilgilendirme amaçlıdır. İçeriklerin sorumluluğu yazarlarına ait olup site yönetimi herhangi bir sorumluluk yüklenmemektedir. Telif hakkı ihlali yapıldığını düşündüğünüz içerikleri site yönetimine bildirdikten en geç (Telif hakkının ihlali doğrulandığında) 48 saat içerisinde sitemizden kaldırılır.